Fozdemir Blog
Anasayfa > Dilime Düşenler > Altı fiber üstü Şişhane mi?

Altı fiber üstü Şişhane mi?

Markalarını tek bir isim altında toplayan Türk Telekom’un Türk halkını salak yerine koymasına seyirci kalmayın!

Türk Telekom’un markalarını tek bir isim altında birleştirmesiyle birlikte, dakikalarca süren ve tekrar tekrar döndürdüğü reklam kampanyasında sürekli “fiberlemek” kelimesine maruz kaldık. Yıllar önce Cem Yılmaz’la Avrupa’ya kablo döşemeye giden Türk Telekom’un, o günden bu güne ülkesini salak yerine koymasına daha fazla seyirci kalamadım.

Reklamı hala izlemeyenler için hatırlatalım;

Noluyoo hanım noluuyo?

Neler olduğunu söyleyelim Cevdet amca! Türkiye’de fiber altyapısı rezalet halde. İş dünyasının kalbi olan semtlerde bile fiber internet altyapısı bulunmuyor. Yıllardır döşediğini söyleyen Türk Telekom, bu kabloları nereye döşüyor? İstanbul’un göbeğinde dahi fiber internet yokken, tüketiciyi yanıltan ve algısını kaydıran bu reklamı ne yüzle çektiler anlamış değilim.

Kablosuz da fiberliyoruz?

Tamamen hatalı ve yanıltıcı ifadelere başvurulan reklamda “Fiberliyoruz” sloganıyla Fiber kelimesini “yüksek hızda internet” olarak hafızalara konumlandıran, hatta denizin ortasında fiber optik kabloyla internete bağlanmayı başaran Türk Telekom’u öncelikle tebrik etmek gerek. Malumunuz fiberlemek sloganı fiberoptik kablodan geliyor. Bu kablo hassas cam telleri demetinden oluşuyor ve ışığı direkt olarak ileterek yüksek hızda internet ulaştırabiliyor. Avea gibi kablosuz hizmet veren markasını da “fiberliyoruz” diyerek kablolu teknoloji sloganıyla kutlayan Türk Telekom’daki zihniyetlerin özelleşmelerine rağmen değişmediğini görmek oldukça üzücü.

Altı hala kaval, üstü bildiğimiz Şişhane!

Yazımın başlığını özellikle, ünlü deyimlerimizden olan “Altı kaval, üstü Şişhane”den esinlenerek atmak istedim. “Altı fiber üstü Şişhane mi?” diye sorduğumuzda; Şişhane de dahil, İstanbul’un en merkezi lokasyonlarının altından metrodan başka bir şey geçmediğini üzülerek görüyoruz. Yeraltı hala, dedem zamanından kalma bakır kablolarla dolu. Yani altı hala kaval, üstü ise hala bildiğimiz Şişhane!

Marka birleştirme, fiziksel mağazaların yenilenmesi ve reklamlara harcadıkları tonlarca parayla fiber kablo döşeselerdi, şimdi çok daha iyi internet deneyimi yaşıyor olurduk. Yıllardır bu konuda kılını kıpırdatmayan Türk Telekom’un şimdi çıkıp da “Fiberliyoruz” demesi bana oldukça komik geliyor.

Ekleme: Ben bu yazımı hazırlarken, Türk Telekom’un malum reklamının yasaklandığını duyunca içimin yağları eridi. Gerekçe olarak benim dediğim yanıltıcı ifadelerin kullanılması gösterilmiş. Hatta başka fiber hizmeti veren marka yokmuşçasına, tek lidermiş gibi kendisini konumlandırmaları buna sebep olmuş. Tonlarca para yatırdıkları bu reklam kampanyası kendilerine pahalıya patlayacak gibi duruyor!

Eğer ceza alırlarsa, fiber altyapısı bize bir süre daha hayal olur!

5 yorum

Yorum bırakın

  • İnternetin hıphızlı olması lazım. Ve kotayı geçince hız düşmesin. Bu internete herkes muhtaç, kaçıncı yüzyılda yaşıyoruz. Halen hız düşürüyorsunuz.

  • Ayrıca fiberledikleri halde kotalar ve hızlarda en ufak bir iyileşme göremiyorum. Madem böyle bir reklam yapıp coşuyorsun o zaman şu adil kullanım kotalarını da 50 GB yerine 200 GB yapalım diyebilmelisin. Hizmette hiç bir iyileşme yokken varmış gibi milleti keklemeye çalışan tröstlere devlet öyle bir giydirmeli ki sesi bağdattan duyulmalı… Ama bizim devlet öyle bir devlet değil.. Bill Gates’in Amerikadaki Tekel davasındaki hallerine bir bakın halimizi anlarsınız.

%d blogcu bunu beğendi: