Fozdemir Blog
Büyükada
Büyükada
Anasayfa > Gezdim Gördüm > Marmara’nın en büyük prensi Büyükada

Marmara’nın en büyük prensi Büyükada

İstanbul’un yanıbaşındaki tatil bölgesi olan Prens Adaları’nın en büyüğü olan Büyükada’ya, İDO’nun da desteğiyle keyifli bir gezi gerçekleştirdim.

closeBu yazı 4 yıl 21 gün önce yayınlanmış olduğundan güncelliğini yitirmiş veya içeriğindeki bilgilerin geçerliliği kaybolmuş olabilir. Eğer yanlışlık olduğunu düşünüyorsanız lütfen bana ulaşın!

İstanbul’un yanıbaşındaki tatil bölgesi olan Prens Adaları‘nın en büyüğü olan Büyükada‘ya, İDO (İstanbul Deniz Otobüsleri)‘nun da desteğiyle keyifli bir gezi gerçekleştirdim.

İstanbul Adaları, Kızıl Adalar ya da Prens Adaları diye anılan; İstanbul’un güneyinde, Marmara Denizi‘nde, konuşlanan bu takım adalar başlı başına bir kültür abidesi olarak karşımıza çıkıyor. Adanın mimari güzelliği, İstanbul yalılarını bile çatlatacak nitelikte. İstanbul’un Adalar ilçesine bağlı olarak yönetilen bu bölge 9 ada ve kıyıya yakın iki büyük kayalıktan oluşuyor. Fakat sadece 4 ada ziyarete açık ve yaşayan bir nüfusa sahip: Kınalıada (1318), Burgaz Adası (1578), Heybeliada (5529) ve Büyükada (7335) – Tabi bu nüfus oranları yaz aylarında tavan yapıyor ve ada büyük oranda ziyaretçi ağırlamaya başlıyor.

Büyükada‘yı keşif için İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO)‘nin Kabataş İskelesi’nden hareket ederek Marmara Denizi’ne doğru süratle açıldık. Yaklaşık 45 dakika içerisinde de İDO Büyükada İskelesi‘ne vardık.

Adaya ilk gelişim değildi. Fakat en kapsamlı gelişim bu oldu. Çünkü bu sefer adanın bütün güzelliklerini yakından gördüm ve keşfettim. Toplam 8km olan çevresinde bisiklet ile tam tur attım.

Deniz otobüsünden iner inmez; iskele meydanından, Büyükada‘nın denize sıfır restoranlarının bulunduğu ve yürümekten keyif alacağınızı düşündüğüm Gülistan Caddesi‘ne doğru yol almaya başladım. Bazı restoranların mimari yapısı gerçekten çok etkileyici. Burada yemek yemek dışında, göz zevkinizi karşılayacak çözümler de sunulmuş.

Büyükada'daki bisiklet ve faytonlar
Büyükada’daki bisiklet ve faytonlar

Gezimi anlatmaya başlamadan önce size ada içi ulaşımdan biraz bahsetmek istiyorum. Adanın içinde hakim olan ulaşım araçları bisikletler ve faytonlar. Çünkü adada resmi araçlar hariç motorlu taşıtların kullanılması yasak. Bu da İstanbul’un benzin kokan havasından uzaklaşıp, bir nebze olsun temiz hava alabilmeniz için bulunmaz bir nimet doğrusu. Bisiklet en ucuz olan ulaşım tercihi. Çünkü günlük 10 TL’ye bile bisiklet kiralamanız mümkün. Adada bisikletçiler arasında büyük bir rekabet olduğu için, pazarlıkla bu işi daha da uyguna getirebilirsiniz. Hazır bisikletlerden bahsetmişken, bir dipnot da eklemek istiyorum. Yayalarla kapışmayın diye adanın bazı insan yoğunluğu bulunan caddelerine bisiklet ile girişler yasaklanmış. Ben bazı noktalarda size görüntüler sunabilmek adına bu kuralı çiğnemeye kalktım; taa ki biraz ilerledikten sonra karşıma çıkan zabıta amirlerine kadar :)

Büyükada'da Faytonlar
Büyükada’da Faytonlar

Bisikletler sizin istediğiniz yere gidiyor, fakat faytonlar daha farklı bir düzende, belirlenen güzergahlar arasında çalışıyor. Aslında onlara ilkel minibüsler de diyebiliriz. Adada sayamayacağınız kadar fayton var. Ücretleri biraz yüksek sayılır. Mesela adanın çevresini dolaşan Büyük Tur’un ücreti 80 TL

HER İHTİYACA CEVAP VERİYOR

Adaya gelmeniz için iki sebep var. Eğer tatil için geliyorsanız, ihtiyacınızı karşılayacak derecede güzel ve temiz plajlar adanın çevresinde bolca bulunuyor. Eğer kültür ve doğa turizmine çıkacaksanız, Büyükada bu ihtiyacınıza da layıkıyla cevap veriyor. Mesele adanın tepe noktalarından birinde Aya Yorgi Kilisesi bulunuyor. Burada doyumsuz manzarayı izleyebileceğiniz gibi, adanın tarihsel gerçekleriyle de yüzleşebiliyorsunuz. Ayrıca Adalar Müzesi de kültür turizmi severler için mutlaka gidilmesi gereken noktalardan.

Adanın çarşısı diyebileceğimiz Balıkçıl ve Altınordu caddelerinde günlük ihtiyaçlarınızı karşılayacak market ve esnaflar bulunuyor. Fakat adada alışveriş yapabileceğiniz giyim mağazaları bulacağınızı aklınızdan bile geçirmemenizi tavsiye ederim. Ya da, çarşıdaki pizzacıyı saymazsak, o çok meşhur olan Fast-Food zincirlerinin şubelerini…

Fatih Özdemir - Büyükada
Fatih Özdemir – Büyükada

ADANIN ÇEVRESİNDE TAM TUR

Bisikletlerimizi kiraladıktan sonra adanın çevresini keşfe çıkmanın en eğlenceli çözüm olacağını düşündük ve başladık pedalları çevirmeye. Bazı bayırlar yorucu olsa da, çevrede gördüğümüz güzellikler ve harika mimariye sahip evler o yorgunluğu alıp götürüyor. Yol boyunca faytonlarla çarpışma riskleri yaşasak da, bisikletle son sürat hızla bayır aşağıya kaptırmanın zevki de bir ayrı oluyormuş doğrusu :)

Birkaç kilometre yol aldıktan sonra kendimizi Adalar Müzesi‘nin önünde buluyoruz. Oldukça mütevazi bir yer. İçeride Prens Adaları hakkında geniş bir bilgi alabiliyorsunuz. Burada biraz dinlendikten sonra, pedalları güneye doğru çevirmeye devam ettik. Bir zaman sonra susadığımızı hissettik. Bunu özellikle söylüyorum, çünkü böyle bir tura çıkmaya kalkışırsanız yanınıza su almayı sakın unutmayın. Biz ‘ilerde alırız’ mantığıyla geldik ve bulamadık :)

Güneyde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetinde bir fayton garajı bulunuyor. Biraz ilerledikten sonra sahipsiz hayvan barınağı karşınıza çıkıyor. Bisikletle tur atmak isteyenlerin korkulu rüyası burası aslında. Çünkü karşınıza bir anda çıktıklarında anlık endişeye kapılabilirsiniz. Beni Adalar Müzesi‘ndeki görevli bu konuda uyarmıştı :) Yani seslerinden ürkebilirsiniz, ama zarar vermezler demişti. Ben de sizi şimdiden uyarayım.

Büyükada'dan İstanbul manzarası
Büyükada’dan İstanbul manzarası

Adanın güneyini dolaştıktan sonra kendimizi Lunapark Meydanı‘nda buluyoruz. Buraya Lunapark dediklerine bakmayın, aslında lunapark falan yok. Yolculuk boyunca yorulan faytonların dinlenme noktası diyebiliriz. Ayrıca adadaki bütün ana yollar bu meydana çıkıyor. Aya Yorgi Kilisesi‘ne de buradan çıkabiliyorsunuz. Ama altımızda bisikletler olduğu için, oldukça dik olan bu yokuşu çıkamadan, İskele meydanına doğru devam etmek zorunda kalıyoruz.

Büyükada Meydanı
Büyükada Meydanı

Yol boyunca göreceğiniz evler gerçekten de harika. Bazı evler çok modern bir köşk, bazıları ise Yunan adalarından fırlamış gelmiş mavi-beyaz ahşap evler… Her çeşidi burada görmek mümkün. Ve her gördüğünüz evde de derin bir ‘ahh’ çekiş… :)

Bisiklet turum boyunca, kaza yapma riskim pahasına tek elimle de sizlere videolar çektim. O videolarda evlerin çoğunu görebilmeniz mümkün. Emin olun görünce, sizin de canınız çekecek ve ilk deniz otobüsüyle Büyükada’ya koşacaksınız :)

YAPMADAN DÖNME

Ballandırarak anlattığım Büyükada’ya olur da yolunuz düşerse sizlere birkaç tavsiyem olacak. Adada aklımda kalan en güzel şey dondurmalar oldu :) Maraş dondurmacılarının özel soslu büyük külahlarının içine konulan sakız kıvamındaki lezzetler, gerçekten de tadılmaya layık. Zaten yolda gördüğünüz çoğu kişinin elinde göreceksiniz :)

Mutlaka bir bisiklet kiralamanızı ve çılgınca dolaşmanızı tavsiye ederim. Çünkü ben 5 saat boyunca bisiklet tepesinden inmedim. Ve adada dolaşmadığım sokak da kalmadı.

Ayrıca adaya ayrı bir kültür katan faytonlara da bir şans vermeli ve küçük de olsa bir tur atmalısınız.

İDO Kabataş İskelesi
İDO Kabataş İskelesi

Bir diğer tavsiyem ise adaya gelirken denüz otobüsü kullanmanız olacaktır. Kabataş‘tan ve Bostancı‘dan kalkan İDO deniz otobüsleri size daha hızlı ve daha konforlu bir yolculuk sunuyor.

İDO Banner - İstanbul Deniz Otobüsleri
İDO Banner – İstanbul Deniz Otobüsleri

8 yorum

Yorum bırakın

%d blogcu bunu beğendi: