#Eurovision2018 için favori şarkılarım – Lizbon, Portekiz

Eurovision Şarkı Yarışması‘nda Türkiye olmasa dahi Türk hayranlar yarışmanın peşini bırakmış değil. Geçtiğimiz yıl Kiev‘e giderek bizzat izlediğim yarışmayı Salvador Sobral, kendi dilinde seslendirdiği Amar Pelos Dois şarkısıyla kazanmıştı. Gelin önce onu tekrar hatırlayalım;

Portekiz adına yarışan Sobral, bu birincilikle Eurovision’u bu yıl ülkesine taşıdı. Başkent Lizbon’da gerçekleşecek olan yarışmaya aday şarkıların tamamı da açıklandı. Youtube’da tek tek yer bulan şarkılardan bir tanesi rakiplerine büyük fark attı ve üç günde 2 milyon izlenme barajını aştı.

Her yıl geleneksel olarak hazırladığım favori şarkılarım yazımı bu yıl tekrar hazırladım ve sizler için yüksek derece alma potansiyellerini de gözeterek listeledim.

Bu yıl harika, mükemmel, onu dinlemeden yapamam dediğim pek şarkı yok aslında. O nedenle ilk 10’u hazırlamak çok zor oldu benim için. Geçtiğimiz yıl yarı finalleri 10’da 8 doğru tahmin etmiştim ama bu yıl bu tahminim imkansız gibi görünüyor :)

Netta – TOY / İsrail

İlk sıraya yukarıda da bahsettiğim ve arayı fazlasıyla açan İsrail’in şarkısı TOY’u koymak istedim. İsrail son yıllarda eğlenceli ve kitleleri coşturan şarkılarla geliyor ama bu yıl biraz çıtayı yükseltip kreatif bir şekilde tavuklu şarkı yapmışlar. Bayağı başarılı. Umarım bu tavuk teyze o ağız hareketlerini sahnede de başarıyla yapar :)

Yianna Terzi – Oneiro Mou / Yunanistan

Yunanistan, Ermenistan, İsrail, Balkanlar, Azerbaycan ve Türkiye şarkılarında bol bol geleneksel müziklerinden izler bırakmayı seviyor. Yunanistan bu yıl şaşırtmayarak harika bir şarkı çıkarmış, içinde geleneksellik de var modernlikte. Ben çok sevdim, şansı da oldukça yüksek. Top listelerinde herkesin favorileri arasında.

Lea Sirk – Hvala, ne / Slovenya

Üçüncü sıraya içimden gelerek bu şarkıyı ekledim çünkü gerçekten başarılı buldum. Geçtiğimiz yıllarda Slovenya adına katılan Donatan & Cleo grubunun şarkısını andırsa da güzel olmuş. Nakarat ritmi eğlenceli. Umarım o bölüme hafızalara kazınan bir dansla eşlik ederler.

Mikolas Josef – Lie To Me / Çek Cumhuriyeti

Dördüncü sırama bu arkadaşı koydum ama dinlerken Liam Payne dinliyormuş kafasına giriyorsunuz, çünkü Strip That Down şarkısına çok benziyor. Biraz da Talk Dirty’e. Ortaya karma çıkmış, klip güzel. Sahnesi nasıl olur onu görmek lazım. Çünkü Eurovision saksafon sesini oldukça seviyor.

Alexander Rybak – That’s How You Write A Song / Norveç

Ve adamım Alexander Rybak :) Kendisiyle yıllar önce birebir konuştuğum ve daha öncesinde de röportaj yaptığım için bakış açım çok farkı oluyor haliyle :) Bu yıl onu Eurovision’da tekrar göreceğiz, yine ülkesi Norveç‘i temsil edecek. Şarkısında “bir şarkı nasıl yapılır, ahan da size kanıtı” şeklinde bir tavırla geliyor. Eurovision sahnesine çok alışkın olduğundan ve sahnede nasıl durulacağını fazlasıyla deneyimlediği için onu sahnede çok dolu dolu izleyeceğiz gibi geliyor. Eurovision kitleleri tarafından da bilinirliği oldukça fazla olduğundan saygınlıktan ötürü fazla oy alır diye tahmin ediyorum. Zaten bu şarkıyla birinciliğe oynamadığı çok belli.

Elina Nechayeva – La Forza / Estonya

Biraz da sanat konuşsun değil mi? Bu şarkı da oldukça başarılı, alışıldık ama güzel. Kendini bağlıyor ve pürüzsüz bir ses var.

Aisel – X My Heart / Azerbaycan

Azerbaycan her yıl Eurovision’un favorisi oluyor çünkü neredeyse katıldıkları tüm şarkılar efsane, modern ve fazlasıyla Avrupa-i oluyor. İngilizce aksan konusunda da çoğu Avrupa ülkesine göre taş çıkartan şarkılar gönderen kardeş ülkemiz, bu yıl bir tık klasik şarkı göndermiş gibi geldi bana. Birincilik görmüyorum ama derece şansı var, malum yarışmada Azerbaycan algısı çok yüksek.

MELOVIN – Under The Ladder – Ukrayna

Eurovision kurallarına uygun ve akıcı bir şarkı, Ukrayna‘nın da Eurovision geçmişi oldukça kaliteli, bu nedenle Ukrayna gönderirse iyi şarkı gönderir diye her yıl özenle takip ediliyor. Bu şarkı da güzel ama birincilik biraz zor. Çünkü abimizin sesinde bazı bölümler biraz itici geliyor.

Ryan O’Shaughnessy – Together – İrlanda

Hayran olunacak bir şarkı değil ama klibinde İrlanda‘dan güzel ve sıcak bir sokak kullanılmış. Dinleyenin algısını biraz değiştiriyorlar. Ek olarak klibin eşcinselliği ele alan konusu da Eurovision kitlesini oldukça memnun ettiğinden derece şansları olabilir. Tabi canlı performans yine çok önemli.

Eye Cue – Lost And Found – Makedonya

Listemin son sırası oldukça zor bir seçim. Aslında Avustralya, Avusturya ve Bulgaristan da cazibe konusunda oldukça çekici. Ama bu şarkı bana daha samimi geldi. Raggae’cileri alalım.

Her yıl söylediğim gibi bu yıl da söylüyorum, canlı performans her şeyin kaderini değiştirebiliyor. Özellikle geçtiğimiz yıl bizzat Kiev‘de bulundum ve yarışmayı izledim. O anki seyircinin duygusu ve bunun televizyon ekranlarına yansıması, sahne efektleri ve coşku çok etkiliyor seçimleri. Yıllar önce yarışma öncesi herkesin favorisi olan çoğu şarkının listenin sonlarında süründüğünü de görmüştük. Hiçbir şey belli olmaz.

Bu yıl başka planlarım olduğundan Lizbon‘a gidebilir miyim bilmiyorum ama ekrandan takip etmek de oldukça keyifli olacak.

Yazar: Fatih Özdemir