İstanbul’un merkezi kayıyor mu?

İstanbul'un merkezi kayıyor mu? 1

Her geçen gün yükselen gökdelenler ve toplu konut projeleri arasında sıkışmış yeni ilçe merkezleri oluşan İstanbul’da eksen her geçen gün daha da kayıyor. Eskiden İstanbul’un köyleri diye kimsenin rağbet etmediği bölgeler, artık İstanbulluların vazgeçilmez lüks yaşam yerleri haline geldi.


İstanbul’u Taksim-Mecidiyeköy arası yaşayan kesim hala bu durumun farkında olmasa bile, İstanbul’un merkez sınırları artık Atatürk Havalimanı’nın bile ötelerine taştı.

Kime göre merkezidir bilinmez ama İstanbul denilince akla Boğaz’a kıyısı olan ilçeler gelir. Yani bu ilçeler biraz daha gelişmiştir. Bundan dolayı da bu bölge genelde İstanbul’un merkezi diye bilinir. Ama kimisine göre başka bir yer de merkez olabilir. Bu benim ve İstanbulluların genel kanısıdır.

Fakat yeni projelerle ve Metrobüs gibi devasa ulaşım projesinin Batıya doğru uzamasının ardından Tekirdağ yönüne doğru müthiş cazibe merkezleri oluşmaya başladı.

Anadolu yakasında (E-5’in kuzeyi): Ataşehir, Maltepe, Kartal, Pendik; Avrupa yakasında: Büyükçekmece, Beylikdüzü, Esenyurt, Bahçeşehir, Esenkent, Avcılar gibi geçmişte İstanbul’un kırsal kesmi olarak bilinen bölgeler, bu günlerde kendine ait cazibe merkezlerini üretebilen yerler haline geldi. Artık buradaki vatandaşlar da ihtiyaçlarını bulundukları bölgede rahatlıkla giderebiliyor. İstanbul’un merkezi noktalarına gitmek zorunda kalmıyor.

Tam tersine artık İstanbul’un merkezindeki vatandaşlar, bazı ihtiyaçlarını karşılamak için bu bölgelere gidiyor. Yapılan yeni büyük AVM’ler ve eğlence projeleri bu bölgeleri daha da cazibe merkezi haline getiriyor.

İstanbul doldu taştı. Merkez diyebileceğimiz noktalarında çivi çakmaya bile yer kalmadı. Ya hepsi satıldı, ya da birçoğu temellerinin atılacağı günü bekliyor. Böyle bir ortamda Gayrimenkul yatırımcılarının gözü İstanbul’un yeni cazibe merkezlerine kaydı.

Özellikle Ağaoğlu grubunun Ataşehir’e yaptığı çıkarma, durumu gözler önüne seriyor. Varyap, Astay, Sinpaş, Toki, Torunlar GYO gibi irili ufaklı onlarca firma yeni projeleri için gün sayıyor.

Yapılan çoğu proje İstanbul halkının ihtiyacını karşılayalım amacıyla yapılmıyor. İstanbul’un orta halli vatandaş grubu, zenginleri azınlık halinde bırakıyor. Bundan dolayı ben orta halli mahallelerde; dur şu Ağaoğlu’ndan bir daire satın alayım diye ağızlarından bir söz çıktığını istisnalar dışında duymadım : ) Bundan dolayı projelerin çoğu evrensel odaklı yapılıyor. Yani projelerin tek amacı artık Avrupa’nın en iyisi olayım, en lüksü olayım, en uzunu olayım, en büyüğü olayım oldu. Bu da İstanbul’un adını dünyaya duyurmaya yardımcı oluyor.

Yani kısaca bahsedersek İstanbul artık sadece Taksim-Mecidiyeköy değil. Geçtiğimiz senelerde İstanbul’un cazibesi Atatürk Havalimanı (Avrupa) ve Maltepe (Anadolu) arasındayken, son projelerle birlikte günümüzdeki genişleme ise Büyükçekmece (Avrupa) ve Sabiha Gökçen Havalimanı (Anadolu) oldu. Kuzeydeki gelişim ise henüz İstanbul’un ciğerleri olan Sarıyer ve Beykoz’daki doğal güzellikleri etkilemedi. 3. Boğaz köprüsü ve Yenişehir projeleri ile artık oralar da bu gelişme aralığına dahil olacak.

Bu yazıya yorumunuzu bırakmak için buraya tıklayınız

Blogumun e-posta bültenine abone olun

Minik uyarı: Bu içeriği yazalı yaklaşık 8 sene geçti. İçindeki bilgilerin eskimiş olabileceğine karşı dikkatli olmanızı öneririm. Eğer güncel bir sorunuz varsa yorumda belirtmenizi rica ediyorum.

Yorum bırakın

1 yorum

İnternet bağlantınızda bir sorun görünüyor. Ama yine de Fozdemir Blog'u ziyaret etmeye devam edebilirsiniz.