Fozdemir Blog
Anasayfa > Bizzat Kendim > İstemediğin bir bölümde okumak ve Matematik üzerine

İstemediğin bir bölümde okumak ve Matematik üzerine

Bu yazı istemediği bölümde okuyan bir üniversiteliden, aynı kaderi paylaşan öğrencilere ithaf edilmiştir. Yazılanlar tamamen bu psikolojinin içinde bulunan öğrencinin düşüncelerini temsil etmektedir. Matematik bu yazıda şamar oğlanıdır.

NOT: Bu yazı istemediği bölümde okuyan bir üniversiteliden, aynı kaderi paylaşan öğrencilere ithaf edilmiştir. Yazılanlar tamamen bu psikolojinin içinde bulunan öğrencinin düşüncelerini temsil etmektedir. Matematik bu yazıda şamar oğlanıdır.

Matematik kimilerine göre çok eğlenceliyken, kimisine göre de (bana göre de) bitmeyen bir çile. Türk Matematik Derneği Başkanı Prof. Dr. Betül Tanbay, yaptığı bir açıklamasında “Matematik sevmiyorum diyen herkesin hayatından mutlaka bir tane ucube Matematik hocası geçmiştir. Zaten bu şekilde bir öğretmen de çocuğun Matematiği sevmemesi için yeterli oluyor. Bu durum ileriki yaşamda da hissedildiği için, hep mazideki ucube Matematik hocası hatırlanıyor” demiş.

Devam etmeden önce size öğrencilerine 1 Nisan şakası yapan ucube bir Matematik hocası göstereyim.

Bu videodan sonra bunu söylemek ironik olacak ama, biraz düşüneyim… Beni Matematik’ten soğutan bir hoca oldu mu? Açıkçası Lise ve Üniversite’ye kadar olmadı :) İlkokuldaki Matematik hocalarım gayet iyiydi. Taa ki sayılar yerine harflerin konuştuğu güne kadar. Garip garip şekiller falan. İşte o gün anladım ki, Matematik herkese hitap eden bir şey değilmiş. Buna rağmen neden bize zorla Matematik diretiliyor anlamış değilim.

dünyanın-en-zor-matematik-sorusu_204340

Sözel kafasında bir genç olarak “Sözel okuyan adam tembeldir” felsefesinin yaşandığı dönemden geliyorum. Türkiye’deki çoğu öğrenci gibi ben de lisedeki tercihimi genel kabul görmüş kurallara göre yaparak Türkçe-Matematik bölümünü seçtim. Şimdiki aklım olsa Yabancı Dil bölümünü seçerdim. Lise 1’deki kaldığım 6 dersin 5’i sayısaldı ve bir de Tarih dersi. O günlerden belliydi bu günleri göreceğim.

Şimdi Üniversite (İngilizce İşletme) 3. sınıftayım. Not ortalamam da 2’nin altında ve halen daha Mat 1 – Mat 2 ve İstatistik gibi sayısal derslerimden kurtulmuş değilim. Zaten geçilmesi zor olan derslerin Bologna süreci zırvasıyla geçme notunun 60 puana çıkarılması yüzünden o notların çok da yükseleceğini sanmıyorum.

“Matematiğe çok yüklenme, o bölüme giderken bunları düşünseydin, biraz sen kaşınmışsın” demekte haklısınız. Ama bu ülkede kim istediği bölümü okuyor ki?

Beni bilenler ve yaptığım işleri takip edenler profil bilgilerimdeki eğitim tahsilimi görünce önce şaşırıyorlar. Beklentiler yüksek olunca, karşılarına çıkan tablo duraksatıyor insanı. Üzgünüm ama Üniversite ve KPSS’yi hayatıma öncelik yapmak istemedim. Mutluyum da, çünkü sevdiğim işi de yapıyorum bir yandan.

Konservatuar okusaydım; sevmediğim bir derse gitmek zorundayken yol üzerinde Devlet Konservatuarı’ndan gelen müzik seslerini duydukça ve sanat kokusunu hissettikçe iç geçiriyor olmazdım. Ya da bir Reklamcılık, RTV… Belki ortalamam da yüksek olurdu, üstelik faydalı bir şeyler öğrenirdim hayatıma değer katacak. Yani üniversite okumak aslında sanıldığı gibi, her şey değil. En azından benim için.

Parayla uğraşmak isteyenler için evet, Matematik önemlidir. Gelsinler İşletme ya da İktisat okusunlar, tavsiye ederim. Ama benim derdim Borsa İstanbul’a girmek değil ki? Ne işin var İİBF’de diyorsanız, zaten aynı soruyu ben de 4 yıldır kendime soruyorum :)

11 yorum

Yorum bırakın

  • Ah matematik vah amtematik. İşletme mağduruyum. bitsede gitsek durumundayız. genelde 5,6 bilemedin 7 senede biter bu bölümler. Sende kendimi daha başarılı halini görüyorum. Sinop – İktisattı değil mi?

  • Çok güzel bir konuya değinmişsiniz bence istemediğim bir bölümde okumaktansa başka sektöre geçerim daha iyidir

  • Bir üniversite mezunu (Kamu Yönetimi) olarak bana kattığı hiçbir şeyi görmedim şu ana kadar. Demem o ki o kadar kasmayın boş yere. Üniversite elbette boş bir şey değil ancak bu durum bizim gibi ülkelerde geçerli değil. Ben üniversiteyi sırf kısa dönem askerlik için çekmiştim, ancak askerliği de bedelli yaptım, üniversite yanıma kar kaldı :) Torpilli bir ortaokul mezunu senin eğitim seviyenle giremeyeceğin bir işe anında girebiliyor, hem de yetkili olarak. Tek geçer akçe kendini sevdiğin bir konuda yeterince geliştirmek veya torpil, başka hiçbir şey geçerli değil buralarda.

  • Sanki beni anlatmışsınız yazıda.
    Ben de Aydın’da maliye okuyorum.
    Üstelik lisede o kadar diretmelere rağmen sözel alanı seçmiştim zorla.
    Şimdi durumum sizinkinden de vahim.
    Mali matematikler, makro iktisatlar, istatistikler oyun oynuyor öğrenci bilgi sisteminin alttan dersler kısmında. :)

%d blogcu bunu beğendi: